DOLAR
31,0377
EURO
33,6309
ALTIN
2.036,16
BIST
9.374,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Açık
20°C
Mersin
20°C
Açık
Cumartesi Açık
19°C
Pazar Az Bulutlu
19°C
Pazartesi Az Bulutlu
18°C
Salı Açık
18°C

Sihirli Değnek & Zaman Makinesi

03.09.2022 16:05 | Son Güncellenme: 03.09.2022 16:06
230
A+
A-

Evet. Her sorun yaşadığımızda, sıkıntıya düştüğümüzde geçmişte yaşadıklarımızı, mutlu olduğumuz o anları aklımıza getiririz. İşleriniz iyiyken, aşk hayatınız sorunsuz iken, para sıkıntısı çekmiyor iken, memleketin hali düzgün iken, günler güzel iken vsvs..

Evet, şuanda elimizde sihirli bir değnek veya geçmişe götürecek bir zaman makinesi yok. Eğer bir zaman makinasına sahip olsaydık, şu ana kadar olanları bilerek neler yapardık, hangi zamana giderdik, nelere müdahale edip düzeltmek isterdik…

Aile’den başlayalım…

Ailemizin yaşadığı sorunlara müdahale mi ederdik ? Kavgalarını-boşanmalarını mı engellerdik ?
Ya da evlenmelerine mani mi olurduk ? (Sonuncusu pek mantıklı gelmedi, belki o zaman dünyaya gelemezdik 😊)

Hayatımızdaki insan. Sorunlar, anlaşmazlıklar, sıkıntılar, mutsuz olacağını hissetmek…

Şuan hayatımızdaki insanı 10-15 sene öncesine giderek, hayatımıza ilk onu mı alırdık?
Yoksa geçmişteki biten ilişkileri mi düzeltmeye çalışırdık?

Yaşanacak sorunlara-sıkıntılara-üzüntülere önceden müdahale mi ederdik ?
Yoksa nasıl olsa ilerde böyle olacak diyerek hiç tanımamayı mı seçerdik?

Ülkenin şuanki durumunu göz önüne alalım….

Geçmişte maddi durumlar iyiyken ev-arsa-araba alalım kenara koyalım, döviz ve altın fırlayacak, parayı dövize veya taşınmazlara mı yatıralım derdik?

Yoksa o sokak röportajlarındaki malum vatandaşlar gibi bugüne kadar yaşananlara bile bile kader diyip hiç bir şey yapmaz mıydık?

İş-çalışma hayatı…

İş hayatınızda, haksızlığa uğradığınız anları düzeltmek için ne yapardınız?
Haksızlığa uğranan o anların olmasına mı engel olurdunuz?

Yoksa akışı bozmayıp, tam o haksızlık olacağı anda sihirli değneği çıkarıp müdahale mi ederdiniz ?

Ya da ilerde olacakları bilmenin avantajıyla, zaman makinesiyle geçmişe giderek, zenginleşmek için taşları döşeyip, şimdiki hayatınızda hiç çalışmayarak, oturduğunuz yerden para gelerek, gezerek-tozarak-yatarak mı geçirdiniz?

Seçim sonuçları, başbakanlar, cumhurbaşkanları, bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, siyasi tüm figürler..

Kimlerin kazanacağını, kimlerin kaybettiğini önceden bilip geçmişteki kendimize söyleseydik, dünya görüşümüzden vaz mı geçerdik ?
Yoksa dünya görüşlerimizi bir kenara bırakıp hep kazananların yanında-etrafında mı yer alırdık ?

Eğer benim sihirli değneğim veya zaman makinem olsaydı ve geçmişe gitseydim…

Aile’de; Rahmetli babam bildim bileli içerdi. Tıpkı Kemal Sunal’ın “En Büyük Şaban” filmindeki tipleme gibi. İçki alınca Şaban’ı tanıyıp, içmediği zaman tanımaması.. Aile’de yaşanan kavgalar-tartışmalar ve de boşanma. Elbette sihirli değneğimle kavgalarına-boşanmalarına engel olacak bütün sorunları ortadan kaldırmaya çalışırdım. Tabi ondan sonra nasıl olurdu, neler yaşanırdı, başka mevzular çıkar mıydı. Bilemem..

Aşk’ta; sevdiğim insanın karşısına geçmişte çıkardım. Sadece ben olurdum. Mutlu ya da mutsuz önceki yaşadığı bütün geçmişini silerdim.. Ben ona hep söylerim, geçmişine “çizgiyi çekerdim”.

Eski ilişkilerimi düzeltmeye çalışmazdım. Çünkü; ben geçmiş ilişkileri ne kadar düzeltirsem düzelteyim “gerçek sevgi” olmadıktan sonra yaratacağım o paralel zaman kırılmasında yine sonu aynı olacaktı.

İş’te; yaşayacağım haksızlık anında müdahale ederdim. Karşılaşmamak için zamanın akışını değiştirmezdim. Çünkü; sadece ilk kez haksızlığa uğramamıştım, son da olmayacaktı. Şimdiki hayatımda bile o haksızlıklara maruz kalmaya devam ettiğim için… Zenginleşme yolunun taşlarını da döşer miydim ? Ne yalan söyliyim döşerdim. Ama hiç çalışmamak-ömrünün sonuna kadar yan gelip yatmak-gezmek-tozmak bunları yapar mıydım ? Yapmazdım. Çünkü ben bile şuan kafamda onu canlandıramadım 😊

Ülkenin şu anki durumuna gelirsek; Ben 2002’de Ak Parti’nin kazanacağını bilseydim, görüşümü gizleyip-değiştirip, o partiye geçmezdim. Ya da sevmediğim X bir adayın belediye başkanı-milletvekili-bakan olacağını bilip hemen onun yanına yanaşmazdım. Çünkü; bunları yapmış olsam bile kazanıp kazanmayacağımın bir garantisi yok. Adı üstünde siyaset. Bir entrika sanatıdır. Entrika; içinizde varsa bunu yapabilirsiniz.

Maddi konular; Rahmetli babam iflas etmeden önce, yani 2012 yılına kadar ailemizin maddi durumları iyiydi. Geçmişe gitseydim, babamın iflasına sebep olacak hamleleri yapmasına engel olurdum. Eve-arsaya -altına-dövize yatırıma mı teşvik ederdim? Belki…

Ama bu engel olmam neticesinde; şuan borçsuz farklı bir hayatım mı olurdu ?
Babam hayatta olur muydu ?
Evlerim-arsalarım-arabalarım mı olurdu ?

Pek Sanmıyorum…

Çünkü; 35 sene yaşamım içerisinde hiçbir gün herşey benim olsun mantalitesinde olmadım. Belki de ondan. Ama varlık içinde yokluk ta çekme ihtimali de var. Bazılarımız onu yaşadı, yaşamaya da devam ediyor. Çocukluğumuzdan beri zengin olma isteği hepimizde vardır, hala da öyle. Çok para olup mutsuz olmak, az paran olup ya da hiç olmayıp mutlu olmaya çalışmak. Tezlik bir konu 😊

Usta sanatçı Levent Kırca’nın “Zaman Makinesi” skeci gelir aklıma. Ülkedeki kötü gidişat, kriz, enflasyon ve zamlardan dolayı Zaman makinesi icat ederek 1950’li yıllara gidip, Süleyman Demirel’i, Necmettin Erbakan’ı, Mesut Yılmaz’ı, Bülent Ecevit’i Tansu Çiller’i çocukluk hallerinde iken bulup, siyasete atılmalarını engelleyerek her birini ayrı alanlara yönlendiriyordu. Sonra günümüze geri döndüğünde ise aynı sorunların devam ettiğini, sadece isimlerin değiştiğine tanık oluyordu.

Yaşadığımız şeyleri; geçmişe giderek ne kadar düzeltmeye çalışırsak çalışalım, mutlaka bir yerde tezahürü karşımıza çıkacaktır.

Toparlarsak
Bir klişe cümle var “Gelen gideni aratır” diye. Çoğu şarkıya isim olan, çoğu şarkı sözünde geçen bu cümle, her anlamda aslında koca bir yalandan ibaret.

Kaderci bir insansanız gelen gideni aratmaya devam eder.
Kaderci bir insan değilseniz kimse kimseyi aratmaz.

Gelecek için zaman makinesi ve sihirli değnek bizim elimizde..

Yazarın Diğer Yazıları
18.12.2022 04:58
13.09.2022 01:31
26.11.2022 06:32
25.09.2022 23:57
14.04.2023 03:07
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.