DOLAR
32,5004
EURO
34,6901
ALTIN
2.496,45
BIST
9.693,46
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Az Bulutlu
22°C
Mersin
22°C
Az Bulutlu
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Açık
22°C
Pazartesi Açık
24°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C

Severek Ayrılmak?

13.09.2022 01:31
248
A+
A-

Hepimizin hayatımızda sevdiği-aşık olduğu kişiler olmuştur, olmaya da devam etmektedir.
O hayattan çıkarmış-çıkarılmış olsanız bile…
Orhan Gencebay’ın “Severek Ayrılalım” eseri kült klişelerden birisidir..

“Severek Ayrılalım
Aşka hasret kalalım
Eğer mutlu olursak ah
Yeniden barışalım”

Sevip te ayrılmak isteyenler; Sadece bu şarkının adını baz alarak hareket ederler, şarkıyı da sadece meraktan dinlerler. Ama sözlerine bakmış olsalardı; bu lafı asla edemeyecekleri gibi, ettiklerine de pişman olurdu. Bu sefer de Müslüm Gürses’in “Olmadı Yar” eseri ile karşılaşırlardı.

Çünkü dünün Baba’sı, bugünün Akil İnsan’ı Orhan Gencebay; aslında burada sevmesine rağmen ayrılanların ilerde yeniden barışabileceklerini izah etmiş. Tabi barışanlar eskisinden daha beter mi olur; yoksa ilerde çıkacak sorunlar artık gözüne gelmez mi tartışmaya açık bir konu…

Ama severek ayrılmak diye birşey yoktur. Bir insan “sevmesine rağmen” ayrılıyorsa ya artık sevmiyordur, ya da başka birisini arıyordur. 2+2=4.

Bu başka birini arama olayı aklınıza; “hayatında başka birisi daha var” ya da “gözü başkalarında” anlamına gelmesin.
Böyle durumlarda insan geçmişindekindeki mutlu anlarını arar, daha önce kendisine yanlış yapanları-yanlış yaptıklarını arar..

Biten geçmişinizle şimdiyi avutamadığınız gibi, biten ilişkileri de geçmişle avutamazsınız.

Geçmişimizde yaşadığımız, kendimizi dünyanın en mutlu insanı olarak gördüğümüz o anlar artık yok…
O mutlu anları hayatımıza aldığımız yeni insanla istesek de yaşayamayız.. Çünkü; geçmişle gelecek yaşanmaz..

Bazen de; hayatımıza aldığımız insanla çok saçma, komik, sorun bile addedilmeyecek mevzularla karşılaşırsınız..

Temiz-titiz olmadığını düşünürsünüz.
Olabilir..

Temizliğine, titizliğine önem vermeyen bir çok insan vardır. Kimisi gerçekten hiç kendine bakmaz. Kimisi de kendine bakar ama etrafına bakmaz.
Eğer karşınızdaki insanın kalbinin temiz olduğuna inanıyorsanız ve bununla ilgili çaba da gösteriyorsa çözülemeyecek bir sorun değildir.
İnsanın kalbi pis olduktan sonra dışının temiz olması neye yarar?

Düzenli beslenme alışkanlığının olmadığını düşünürsünüz.
Olabilir…

Herkesin yemek seçimi, neyi sevip neyi sevmediği. neleri yiyip, neleri yemediği elbette önemli.
İleride evlilik düşünenler için; belki de büyük bir sorun.
Ama aynı anda aynı şeyi yiyememek diye birşey yoktur.
İster sabah olsun; ister öglen, ister akşam, ister gece..
O sofrada yanınızdaysa ne yiyip yemediğinin bir önemi yoktur.. Sevginizle hazırladığınız birşeyi eğerki sevmiyorsa öyle bir yer ki…
Parmaklarını bile yer…

İki taraftan biri sigara-içki içiyordur ve içmeyen kişi bu durumdan dolayı çok hassastır.
Olabilir…

İlişkilerdeki en büyük patlak budur. Şahsen sigara içen birisi olarak, elbette bırakmayı istedim. Bir ara bıraktım da çok alkol almaya, yemek yemeye ve sinirli olmaya başlayınca, tekrar sigaraya başladım 🙂
Sevdiğimiz insan sigara kokusundan dolayı rahatsızlık duyuyorsa B ve C planları oluştursunuz.
Misal; Elektronik Sigara.. Baktınız olmadı, sigara içmeye devam ediyorsunuz, elinizi-yüzünüzü yıkamaya dişlerinizi düzenliden daha çok fırçalamaya gayret gösterin.
Uzun süreli yalnızlıktan sonra hayatınıza biri girdiğinde bunda zorlanabilirsiniz.
Önemli olan, zorlanmaya karşı dikkat etmeye mi çalışırsınız yoksa bildiğinizi mi okursunuz ? Orası da size kalmış…

İlk buluşmada ya da diğer buluşmalarda sizi güzel bir yere götürmediğini düşünürsünüz.
Olabilir…

Güzel, lüks bir restoran…
Ya da cool bir cafe…
Ya da sıradan bir yer…

Bir erkeği ya da bir kadını götürdüğü-çağırdığı ilk yere göre kafanızda profili oluşturuyorsanız, mutlaka daha sonraki buluşmalarınızda şaşırırsınız.
Görmek istediğiniz değeri sizi lüks bir yere götürdüğünde anlayamayacağınız gibi, niyetinin ciddi olup olmadığını da anlayamazsınız…
Çok lüks yere gidince niyet ciddi olmayabilir…
Sıradan bir yere gidince de..
Tabi ki hepimiz hayatımıza alacağımız insanla en iyi yerlere gitmek-götürmek isteriz. Bazen de şartlarımız buna uygun olmaz.
Ya da şartlardan ziyade kahve-çay kültürü hiç olmayan bir insan vardır karşınızda..
Ya da sizin fikrinizi almak ister.
Fikir almak istemesi, ilk buluşmada ne yapacağı-nereye gideceği konusunda fikri olmamasından değil, aslında karşı tarafın kendini rahat-özgür-kasılmayacağı hissedeceği bir yerin olmasını istemekten ibarettir.

Kediniz vardır ama karşı taraf kediden haz etmeyen birisidir.
Olabilir…

Kedileri seven ve 9 yıldır kedi besleyen birisi olarak olabilirle birlikte, eğer kedi sevmeyen birisi sevdiği için fedakarlık yapmıyorsa sevmiyordur nokta.
kedi seven birisinden fedakarlık bekleyemezsiniz. Onların kız-erkek evlattan farkı yoktur. Hayatınıza aldığınız insan onun babası-annesi olarak görüyorsa o
doğru kişidir.

Para-pul-geçim-ev mevzuları…
Olabilir…

Karşınızdaki kişi ya zengindir, ya ortasıdır, ya da fakirdir, ya da cimridir…

Zengin dereceli bir insanı cimrilikle suçlayabilirsiniz…
Orta dereceli bir insanı sizi götürdüğü yere göre cimrilikle suçlayabilirsiniz..
Fakir olanı da direk paran yok aşk meşk peşinde koşuyorsun diye de suçlayabilirsiniz…

İnsanı zengin yapan tek şey sevdiğinin bir ömür yanında olmasıdır. İster az parası olsun, ister çok, isterse hiç olmasın..
Tabi şu sıkıntılı dönemde geçinebilmek için de para baya şart. Hemde öyle böyle değil. Ülke olarak baya hazin durumdayız.
Evi vardır, işi yoktur, işi vardır evi yoktur.
Burada önemli olan bir yuvayı kurabilmek için çalışma, para kazanma, evi geçindirme adına ne kadar çaba sarf ettiğinizdir.
Mutlu bir yuva için çaba yoksa trilyonlarınız da olsa farketmez.
Bu durumda ya sevgi olmadan evlenip kağıt üzerinde bir evlilik yaparsınız, ya da dost hayatı yaşarsınız.

Birlikte kiraya çıkmak ya da hangisinin tapulu evi varsa orada yaşamaya karar vermek..
Kız ya da erkek hangisinin evi varsa evi olmayan kişi kendini orada rahat hissedemeyebilir.
Kiradır full yapılıdır, bv vardır, içi yapılı değildir.
Eğer birbirinizi sevdiğinizden eminseniz, çekinceniz olmasın.
Kiraların, inşaat maliyetinin, tadilat bedellerinin %300 lere çıktığı şu günlerde sizin bunları halletme olasılığınız %500 dür.

Sonuç olarak;

Eğer birbirinizi seviyorsanız başaramayacağınız, üstesinden gelemeyeceğiniz hiç birşey yoktur.
Seviyorum ama olmuyor diyerek, kolaya kaçmayacaksınız. Çünkü kaçanın anası ağlamaz.
Ayrılmak – bitirmek en kolayı… Ama sevmeyenlere…
Birbirleri ile çıkar için, para için, aldatılmaya rağmen affedip birlikte olmaya devam edenlerin şikayet hakkı yoktur.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
14.04.2023 03:07
18.12.2022 04:58
25.09.2022 23:57
26.11.2022 06:32
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.