DOLAR
32,9082
EURO
35,7969
ALTIN
2.520,66
BIST
10.743,30
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Mersin
Hafif Yağmurlu
32°C
Mersin
32°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Hafif Yağmurlu
32°C
Cumartesi Az Bulutlu
32°C
Pazar Az Bulutlu
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
32°C

“DÜNYADA 800 MİLYON İNSAN AÇ”

“DÜNYADA 800 MİLYON İNSAN AÇ”
17.10.2022 19:04 | Son Güncellenme: 20.10.2022 20:58
235
A+
A-

Gıda Mühendisleri Odası, Ziraat Mühendisleri Odası ve Kimya Mühendisleri Odası başkanları Dünya Gıda Gününde bir araya gelerek yüksek enflasyonla birlikte üretim maliyetlerinin artışına ve gıdaya ulaşmaktaki sıkıntılara dikkat çekti. Odaların ortak açıklamasında, gıda krizinden kurtulabilmek için rant ve beton ekonomisi yerine üretim ekonomisini, sermayenin öncelikleri yerine kamusal ve toplumsal çıkarları savunmak gerektiği üzerinde duruldu.

 

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası, Kimya Mühendisleri Odası ve Ziraat Mühendisleri Odası Mersin şubeleri bir araya gelerek 16 Ekim, “Dünya Gıda Günü” nedeniyle bir açıklama yaptı. Açıklamayı okuyan Gıda Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Yusuf Değirmenci, açlığın ve yokluğun son bulduğu döneme kadar kamu yararına tutumlarını sürdüreceklerini belirtti.

Gıda güvencesi ve sürdürülebilirliği açısından kalıcı çözümlere ulaşılamadığını ifade eden Değirmenci, Günümüzde dünya üzerinde üretilen tarım ve gıda ürünleri dünya nüfusunu beslemeye yetecek miktardadır. Ancak, dünyada 800 milyonun üzerinde insan, yani her dokuz kişiden biri yatağa aç girmektedir. Ülkemizde ise insanlarımızın yüzde 22`si dengeli ve yeterli beslenememekte, yüzde 8,5`u ise açlık sınırında yaşamaktadır. Yaşanan bu açlık sorunu; adil olmayan gelir ve gıda dağılımından kaynaklanmaktadır” dedi. Gıdaya ulaşamamanın iklim krizi, çevre kirliliği ve nüfus artışından kaynaklandığını ifade eden Değirmenci, “Gıdaya erişimin önündeki en önemli engel yaşanan ekonomik zorluklardır. Son yıllarda uygulanan ekonomik politikalar nedeniyle ülkemizde enflasyon kontrolden çıkmış ve gıda enflasyonunda Avrupa’da birinci, Dünya’da ise dördüncü sıraya yükselmiş durumdayız. Bu yakıcı sorun tüm vatandaşlarımızı olumsuz etkilerken, gider kalemlerinde gıdaya ayrılan payın yüzde 30-70 gibi önemli bir yer tuttuğu en dezavantajlı kesim olan dar gelirli vatandaşlarımız ise temel gıdalara bile erişemez duruma gelmiştir” diye konuştu.

 

“BİZLERİ DAHA ZOR GÜNLER BEKLİYOR”

 

TÜİK resmi verilerine göre yıllık enflasyon oranında ciddi artış olduğunu belirten Değirmenci, gıda enflasyonundaki sürekli artışı, tarımsal girdi maliyetleri ile birlikte değerlendirdiklerinde önümüzdeki aylarda daha zor günler yaşanacağını söyledi. Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG), araştırmalarına da değinen Değirmenci, “ENAG 2022 Eylül ayına ilişkin yıllık enflasyonu yüzde 186,27 olarak açıklamıştır. Son dört ayda gıda fiyatları dünyada yüzde 12 düşerken, Türkiye’de yüzde 20 yükselme görülmüştür. Gıda fiyatlarındaki sürekli artış sonucu et ve süt ürünleri, yumurta, yağ, hububat, bakliyat, şeker gibi temel gıdalar ulaşılması zor ve neredeyse lüks tüketim malı haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

 

“YOKSULLUK DERİNLEŞECEK”

 

Tarım ürünleri ve üretici maliyetlerindeki yükselme ile ilgili örnekler sunan Değirmenci, maliyetlerdeki artışla birlikte birçok çiftçinin üretimden çekildiğini söyledi. Tarım-ÜFE ile TÜFE arasındaki makasın kapanmadığı sürece gıda fiyatlarının artacağının altını çizen Değirmenci, halkın yoksulluğunun daha da derinleşeceği konusunda uyardı. Yanlış tarım politikaları nedeni ile üretimde devamlılık ve kendimize yeterlilik sorununun artacağından söz eden Değirmenci, “Üretim ve emek yerine rant ve sermaye yanlı ekonomik politika tercihleri; kamunun alandan çekilerek üreticiyi büyük şirketlerin insafına terk eden, özelleştirmeci, destekleri azaltan ve dışarıya bağımlılığı artıran neoliberal tarım politika tercihleri bugün yaşanan sorunların temel nedenidir” diye konuştu.

 

“BU GİDİŞE DUR DEMEK ZORUNDAYIZ”

 

Ülkemizde yüksek gıda enflasyonu ile yaşamanın kader olmadığını söyleyen Değirmenci, şu şekilde konuştu:

“Bu olumsuz gidişe dur demek zorundayız. Dünyanın ve ülkemizin geleceği için her koşulda üretmeye devam etmek, üretimi ve üretenleri desteklemek zorundayız. Ülke düzeyinde tarımsal üretim seferberliği ilan ederek çiftçilerimizin bitkisel ve hayvansal tarım ürünlerini sürekli üretebileceği olanaklarını güçlendirmeliyiz. Girdi maliyetlerini azaltarak, küçük üreticiye uygun koşullarda tarımsal kredi kullanma ortamı yaratarak ve tarımsal destekleri artırarak tarımsal üretim planlaması kapsamında yerli ve yeterli üretime geçmeliyiz. Kuraklığın etkilerini azaltmak için sulu tarım yatırımlarını hızlandırmalıyız. Gıda tedarik zincirini demokratik üretici ve tüketici kooperatifleri yoluyla kısaltarak tüketicilerimizin bu gıdalara uygun fiyatlar ile sürdürülebilir bir şekilde ulaşmasını sağlamak zorundayız.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.