Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar cezaevinden getirilirken, mağdur çocuklar ile taraf avukatları da duruşmada hazır bulundu.

Mağdurlar, sanıklardan şikayetçi olduklarını söyledi. Sanık avukatları son yıllarda Kur'an kurslarında yaşanan olayların bir ön yargı oluşturduğunu öne sürerek Kur'an kursunun fiziki yapısının istismar olayı için uygun olmadığını iddia etti.

Son sözleri sorulan sanık Tarık Bektaş, “Böyle bir iftiradan dolayı karşınıza geçtiğim için sizden ve heyetten özür dilerim. 12 yaşından beri 5 vakit namaz kılan bir insanım. Ben işletme okudum, kendi dini dürtülerimi tatmin etmek için hocamın dizinin dibine çöktüm. Ben öğretmenim, beraatimi istiyorum. Bir öğretmen kolay yetişmiyor. Benim hayatım ve mesleğim yanacak. Yuva kurmak, çoluk çocuğa karışmak istiyorum” dedi.
'Dini yolu seçtim...'
Sanık Hacı Serkan Bektaş ise kimseye karşı cinsel istismar suçunu işlemediğini öne sürerek, “eşcinsel bir insan değilim. Dini yolu seçtim. Üniversite bitirdiğim halde imam olmak istedim. Suçsuzum. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı.
'Cemaati çökertme derdindeler.'
Sanık Ömer Işıktekin ise şikayetçilerle Allah huzurunda hesaplaşacağını söyleyerek, “Bu adam malımı çaldı, gasp etti diyemezsiniz. Tek iftira atacağınız konu bu. Cemaati çökertme derdindeler. Allah huzurunda da bu insanlar benimle hesaplaşacak” dedi.

Davayı karara bağlayan mahkeme heyeti, iyi hal indirimi uygulayarak sanık Ömer Işıktekin’in beş çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı”, üç çocuğa yönelik ise “eziyet” suçlarından toplamda 76 yıl 11 ay 22 gün hapis cezasına çarptırdı. Sanık Hacı Serkan Bektaş’ın ise iki çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı” suçundan toplamda 37 yıl 6 ay hapis cezasına çarptıran mahkeme heyeti diğer sanık Tarık Bektaş’a ise bir çocuğa yönelik “çocuğun zincirleme cinsel istismarı” suçundan 25 yıl hapis cezası verdi. Mahkeme sanıkların tutukluluk halinin devamına hükmetti.