23 Yaşındaydı henüz..

8. kattaki evinde meydana gelen yangınla başbaşa kaldı.

Kapısı kilitliydi, çıkamadı.

Sonra balkona çıktı, dumanlarla birlikte..

Korkuluklardan tutunarak kaçmaya çalıştı ateş ve dumandan..

Olay yerine gelen itfaiyenin merdiveni yetişemedi çaresizliğine, imdadına..

Ve ellerindeki güç tükendi, boşluğa bıraktı kendini.

Yasemin Özel’in cep telefonlarının kameralarına yansıyan son görüntüleri ve ölüme atlayışı, Korona Virüsünün paniğini yaşayan kamuoyunda derin bir üzüntü yarattı. Bu görüntü önce insanların görsel hafızalarına yerleşti, ardından da görüntülere şahitlik eden bir çok kişi de olayın kahreden detaylarını masaya yatırdı sosyal medya hesaplarında.. İtfaiye merdiveninin Yasemin’e yetişecek kadar uzun olmaması, ayrıca düşme noktasında gerekli tedbirlerin alınmaması bir ihmali anlatan görüntüler ve verilerdi. Ve bu elim olay , idari ve adli soruşturma kapsamına girdi.

******************

Yasemin’in ölümünü kurumsal, toplumsal ve mesleki açıdan bakmak ve irdelemek gerekiyor.

Yasemin'in ölümünde İtfaiye’nin ihmali var mıydı ?

Şu ana kadar ortaya çıkan görüntülere baktığımda  ve yapılan açıklamaları deneyimlediğimde evet… Herkesin bildiğini tekrar etmeyeceğim ama ekip ve  ekipman açısından , mental açıdan, plan açısından ciddi bir eksiklik ve ihmal söz konusu… “Dairenin kapısı neden kilitliydi ? “, “Kapıya neden ulaşamadı?”, “ Balkonun içerisinde kendini daha uzun süre muhafaza edebilirmiydi? “, “Panik yapmasa kurtulabilirmiydi ?”  gibi maktulü ilgilendiren sorular psikosoyal analize girer ve bu meselenin altını doldurmaz. Yasemin’in o an yaşadıklarını ve verdiği reaksiyonu konunun dışında tutup, değerlendirmeyi o şekilde yapmak gerekir.

İtfaiyenin olay yerindeki tedbirsizliği ve ihmalinin Yasemin Özel’in ölümünün nedenlerinden biri olması, İtfaiye’nin doğal olarak konunun sorumluluğunu üstlenmesi gerektiği anlamını taşır. Peki bu sorumluluğunun pik noktası nedir? Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in istifası mıdır? Hasmane , siyasal ve duygusal tepkilerle bir belediye başkanının istifaya çağrılması ne kadar doğru ve akılcıdır ? Ve Seçer’in istifasının çözüme ve bir daha bu tip olayların yaşanmamasına katkısı ne olabilir?

Yaseminin ölümünde bir idari ve siyasi sorumluluk elbette vardır. Bu sorumluluk alanını başkasına bırakmakla konu çözümlenmez. Sadece bu alana hakim olmakla, kararlı olmakla  ve sorumluluğu üstlenmekle çözümlenir. Vahap Seçer’in burada yaptığı en önemli kişisel hata, olayın görüntülerini seyrettiği an itibariyle sorumluluğun icracı kısmını görevden almamasıydı. Bazen hızlı karar vermek sağlıksız bir düşüncenin ürünü olarak görülebilir ama, bu bir lider için her zaman geçerli değildir. Seçer’in bu elim olayla ilgili vereceği ilk refleks kurumunu, ekibini korumak üzerine değil , kamu vicdanını rahatlatmaya yönelik olmalıydı. Soruşturma açmak rasyonel bir davranış ama görevden el çektirme (soruşturma sürecinde )  ise toplumcu ve halkçı bir davranış olurdu. Seçim sürecinde yakından tanıma fırsatı bulduğum kararlı ve disiplinli bir başkan profiline sahip Seçer'den açıkçası bunu bekliyordum ben. Ama Başkan soruşturmanın sonucunu beklemeyi uygun gördü anlaşılan.. 

*******************

Yaseminin ölümü Türkiye’deki itfaiyeciliğin statüsü ve mesleki formasyonu açısından da yeniden bir değerlendirme yapmamızı gerektiriyor. Gelişmiş dünya ülkelerinde itfaiyecilere “HERO” muamelesi yapılırken, bir çok çocuğun hayallerindeki bir meslek olarak yatarken, itfaiyenin bizde bir kuruluşa bağlı birim olması ve mesleki standartlarının sağlıklı bir TC vatandaşından ibaret olması da içler acısıdır.  Özellikle siyasi kurumlar olan belediyelerin bünyesinde hizmet veren itfaiye birimlerinin, eğitimli insan gücü yerine geçici, taşaron , siyaset ve ahbap çavuş ilişkisiyle konuşlandırılması ve yönetilmesi kaçınılmaz sonu beraberinde getirmiştir. Bu sadece Seçer’in ya da Büyükşehir’in sorunu değildir. Bu ülkemizdeki bir sistem sorunudur. İtfaiye teşkilatı misyonu, vizyonu, görev alanı, hedef kitlesi açısından hassasiyeti, eğitimli ve donanımlı insan materyali bakımından,  siyasetin rol aldığı  bir kuruma emanet edilecek kadar sıradan ve hayatın doğal akışı içerisindeki  bir birim değildir. Uzun lafın kısası, İtfaiyecilik mesleği donanım ve liyakatın esas olduğu özerk bir yapıda hizmet vermelidir.

********************

Bu ülkede bedbaht ve ihmale yönelik ölümler yeni bir şey değildir. Toplumsal olaylarda, terörde, afetlerde, salgınlarda vs vs.. verdiğimiz tepkiler isyan, eylem, ağıt, panik ritüellerinin dışına çıkmadığı sürece her şerden bir hayır elde etme şansımız yoktur.

Yaseminin ölümü bir istifayla çözümlenecek kadar basit bir olay değildir.

Sorumlulara “HAYIR” demek yerine sorumsuzluğa” HAYIR” demek bence en HAYIR’lısıdır..