Çünkü insanların ekonomisi bozuldu. Her 100 TL fatura yaklaşık 80 lira olacak şekilde bir indirim yaptık. Bizim için esas olan vatandaşın memnuniyeti. Vatandaşın mağdur olmaması” dedi.

Belediye başkanının, yasalar çerçevesinde borçlanabilmesi gerektiğine işaret eden Başkan Seçer, “Bir belediye başkanı kanunlar çerçevesinde, hizmet yapmak için borçlanma ihtiyacı varsa borçlanır. Yoksa bu gemiyi yürütemez. Ama bu geminin karaya oturması için Meclis’teki matematiksel çoğunluğa güvenip, bizlere engel olmak bu memlekete yapılacak kötülüktür” ifadelerini kullandı.

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Soğuksu Caddesi’nde, ardından da Demirtaş Mahallesi’nde esnafla selamlaştı. Demirtaş Mahallesi’nin cadde ve sokaklarını da dolaşan Başkan Seçer, birçok yerde vatandaşların alkışlarıyla karşılandı. Seçer, ziyaret esnasında yaptığı değerlendirmede, “Pandemiyle birlikte en çok şikayet aldığımız konunun su sorunu olduğunu gördük. Her 100 TL fatura yaklaşık 80 lira olacak şekilde bir indirim yaptık” dedi.

Belediye Meclisi üyelerinin ve muhtarların da eşlik ettiği Başkan Vahap Seçer, gezinin ardından Demirtaş Mahallesi’nde bir kahvehanede yurttaşlarla bir araya geldi. Saha gezilerinin sorunları yerinde görme, şikayetleri yerinde dinleme imkanı verdiğini ifade eden Başkan Seçer, “Şehri odamızdan yönetecek olursak bize yanlış bilgiler de gelebilir” dedi. Başkan Seçer, yanlış yapmamak adına daha çok sokakta, mahallede yurttaşlarla birlikte olmayı tercih ettiğini söyledi.

“Çok onurlu, kutsal bir görev”

Mersin’in çok güzel, bereketli bir şehir olduğunu, Türkiye’nin dört bir yanından insanların kendilerine daha iyi bir yaşam sağlamak için Mersin’e geldiğini vurgulayan Başkan Seçer, “İnsanlar Mersin huzurlu diye gelmişler. İnsanlığa, insanlara Türkiye’de yaşayan vatandaşlarımıza bu kadar imkan sunan bu kente de bizim sahip olmamız lazım. Çok önemli ve kutsal bir görev yaptığımızı düşünüyorum. Bir kere bu insanları barış, huzur ve kardeşlik içinde tutmak bile, bunu başarabiliyorsanız, çok onurlu bir görev, çok kutsal bir görev” diye konuştu.

“Ankara’dan burayı görmek farklı, içinde olmak farklı”

Belediyelerin bir anlamda “Yurttaşların devlet babası” olduğunu kaydeden Başkan Seçer, “Biz de bir devlet kurumuyuz. Hatta vatandaşa en yakın devlet kurumuyuz. Salgın döneminde vatandaşa ilk dokunan belediyeler oldu. Mahalleyi, muhtarı, sokağı, hastayı biliyor, hangi evde kim var biliyor. Ankara’dan burayı görmek farklı, içinde olmak farklı. Onun için belediyeler toplum için en önemli kurumlar. Yolunuzu, altyapınızı, kanalizasyonu, içme suyunu, çevre temizliğini, sinekle mücadelesini, ağacınızın bakımını, parkını, oyun parkını yapıyoruz. Sadece bina yaparak, yol yaparak da değil belediyecilik. İnsana gönül köprüsü kuruluyor. İnsanla devlet arasında o gönül köprüsünü kuruyor. Bu ülkeye bağlılığı, sadakati sağlıyor” dedi.

“Bana neden oy verildiğini biliyorum. Bu bilinçle hizmet ediyoruz”

Amaçlarının Mersin’e hizmet olduğunu ve gece gündüz çalıştıklarını belirten Başkan Vahap Seçer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İyi niyetle çalışıyoruz. Bazı aksaklılar olur. Bunlar doğaldır. Hepimiz yanlış kararlar alabiliriz. Yanlış uygulamalar yapabiliriz. Bunlar insana mahsus. Ama kötü olmak, kötü niyetli olmak, makamı, imkanı kötü bir amaç için kullanmak, istismar etmek, suistimal etmek, bu başka bir şey. Allah bize böyle bir anlayışı göstermesin. Bizim üzerimize de bu yakışmaz. Ben daha çoğunlukla fakirin fukaranın oyunu aldım. Yüzde 45 oy aldıysam, bu toplumda bana neden oy verildiğini gayet iyi biliyorum. Kendini daha huzurlu hissedeceğini düşünenler, demokrasi için, hukuk devleti için, bizim gibi düşünen insanların yönetimde olmasını arzu edenler, yoksullar, fakire fukaraya, ihtiyaç sahibine göz kulak olur, onlara sahip çıkar, onların dar gününde, sıkıntılı gününde onların elini tutar diyenler bizlere destek oldu. Bu bilinçle hizmetlerimizi devam ettiriyoruz.”

“Esas olan vatandaşın memnuniyeti”

Görevde oldukları süre içinde Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde işleri yoluna koyduklarını vurgulayan Başkan Seçer, borçlanma yetkisi tartışmaları ile ilgili şunları söyledi:

“İşler yoluna giriyor. Hizmetler yapılıyor. İmkansızlıkları imkana dönüştürüyoruz. Mali sıkıntılardan da hiç bahsetmiyoruz. Zaman zaman Meclis toplantılarında izliyorsunuz, zorlanıyoruz. Bazı karar alma konularında engel de çıkarıldığı oluyor. Oysa bizim daha rahat hareket etmemiz lazım. Bir belediye başkanı kanunlar çerçevesinde, hizmet yapmak için borçlanma ihtiyacı varsa borçlanır. Yoksa bu gemiyi yürütemez. Ama bu geminin karaya oturması için Meclis’teki matematiksel çoğunluğa güvenip, bizlere engel olmak bu memlekete yapılacak kötülüktür.”

“Su konusunda vatandaşın sesini dinledik”

Seçer, vatandaşın sesini dinlediklerini vurgulayarak, “Vatandaşımızın yardımımıza ihtiyacı olduğu anda biz yardımına koşarız. Eğer yanlış bir uygulama varsa, vatandaşımız buna itiraz ediyorsa, kendimizi düzeltiriz. Pandemiyle birlikte en çok şikayet aldığımız konunun su sorunu, su faturaları olduğunu gördük. Anlatmaya, izah etmeye gayret ettik. Çok su tüketimi oldu, bunun faturalara yansıması oldu. Baktık ki sorun devam ediyor çünkü insanların ekonomisi bozuldu. MESKİ Genel Kurulu’nda suda yaptığımız indirimlerle her 100 TL fatura yaklaşık 80 lira olacak şekilde bir indirim yaptık. Çünkü bizim için esas olan vatandaşın memnuniyeti. Vatandaşın mağdur olmaması” ifadelerini kullandı.

“Ayrım yapmak hukuken, dinen, vicdanen insanlık suçu”

Geçmişten bu yana Mersin’de ihmal edilen mahalleler olduğunu ifade eden Başkan Seçer, oy vermedi diye bir mahallenin hizmetten mahrum bırakılmasının hukuken, dinen, vicdanen bir insanlık suçu olduğunu vurguladı. Başkan Seçer, “Biz bize destek olanları ihya edip hizmeti onlara götürür, diğer tarafta bize oy vermedi diye diğer vatandaşlarımızı mağdur edersek, acımasız davranırsak bu insanen hiç kimsenin vicdanına sığmayacak bir şey olur. Ahlaken de öyle. Hukuk karşısında da öyle. Her şeyden ödün verebiliriz. Ama haktan, hukuktan, adaletten asla ödün verilmeyecek. Hakkın, hukukun, adaletin olmadığı yerde hiçbir şeyden bahsedemeyiz” dedi.